Londra’ya varınca ilk gittiğim yerlerden biri Savile Row idi – terzilik işlerinin/bespoke kültürünün doğduğu yer. İlgi alanıma girdiği için Savile Row ve burada yer alan dünyaca tanınmış terzilerin geçmişi ile ilgili birçok makale okumuştum. Özel dikim gibi terzilik işleri veya ustalık/zanaat gerektiren herhangi bir şey (ayakkabı ya da aksesuar yapımı) her zaman ilgimi çekmiştir.

Neyin ilk olarak nerede yapıldığından, kimin ilk kez yaptığına, neden ihtiyaç duyulduğundan, hangi amaç için kullanıldığına meraklı olmamın da ötesinde kendi belirlediğim ve yapımı için karar verdiğim kıyafetleri giymek, her ayrıntıyı tek tek seçmek ve üzerinde konuşmak benim yaşam biçimim. Özel dikim söz konusu olduğunda asla hayır diyemememin sebeplerinden bir tanesi; sıfırdan özgün kıyafetler yaratmanın ve giymenin verdiği hazdan öte, dış dünyaya kendimi daha doğrusu karakterimi ifade etme özgürlüğünü vermesi.

Yaşadığım şehirde, İstanbul, bazı bilindik ve işinde iyi olan terziler olsada Savile Row gibi hepsinin toplandığı, tamamen bu yönde hizmet sunan bir bölge yok.

İngilizcede “ısmarlama” anlamına gelen “bespoke” kelimesi “birisi için ayrılan” anlamına gelen yine İngilizce “be spoken for” kalıbından gelmektedir; bunun nedeni ise terzilerin eskiden dükkanlarında kumaşları tüm uzunluğuyla tutması ve bir müşteri bu kumaştan belirli bir uzunluk seçtiğinde bunun o müşteri için “ayrılmasıdır”. Günümüzde ise müşteriler genellikle kumaşlarını küçük kumaş kartelalarından seçmektedir.

Bespoke elbiseler müşterilerin tam olarak isteklerine cevap verebilecek şekilde yapılıyor, kalıplar her bir müşteriye özel olarak el ile kesiliyor ve her şey yine el ile dikiliyor.

Bespoke kültürü ilk olarak Savile Row’da başladı ve daha sonra dünyaya yayıldı. Terzilik kültürünün en bilindik şehirleri İngiltere’de Londra, İtalya’da Milan, Napoli ve Roma’dır. Bunlara ek olarak; Fransa, Amerika Birleşik Devletleri ve Kuzey Ülkeleri bespoke elbise yapımında diğer önemli yerlerdir. Son dönemlerde Asya ülkeleri; özellikle de Japonya ve Hong Kong gelişen pazarlar arasındadır.

İngiliz terzilik endüstrisi söz konusu olduğunda Savile Row ‘tailoring’ kıyafetler için en bilindik adrestir. Mayfair çevresinde birçok bilindik yer var, örnek olarak tarihi gömlek ve ayakkabı yapımcıları ile bilinen ‘Jermyn Street – Jermyn Sokağı.’ Bu iki önemli sokağa ek olarak Piccadilly Pasajı, Burlington Pasajı ve Princes Pasajı bazı niş markalara ev sahipliği yapan yerler.

Piccadilly Pasajı Mayfair ile St James’s Meydanı’nın buluştuğu yerde kalıyor. Biri Piccadilly Caddesi’ne, diğeri Jermyn Sokağı’na bakan iki büyük girişi olan bu pasajda toplam 20 tane küçük dükkan bulunuyor. Bu mağazaların bazıları bespoke yelek yapıyor, bazıları ise aksesuar satıyor.

Burlington Pasajı Piccadilly Caddesi ile Burlington Gardens arasında bulunan ve içinde 72 küçük dükkan olan bir çarşı. Mağazaların içeri davet eden vitrinleri pasajada hoş bir hava katıyor.

Princes Pasajı ise aynı Piccadilly Pasajı gibi Jermyn Sokağı ile Piccadilly Caddesi’nin arasında kalan ve bu iki caddeyi birbirine bağlayan, içinde yine diğerleri gibi küçük dükkanlar olan ve butik markalara ev sahipliği yapan ara bir geçit.

Üzerime giydiğim ceket Gieves & Hawkes’un spor – gündelik giyime uygun ceketlerinden bir tanesi.

Savile Row hakkında konuştuğumuza ve etrafta çekim yaptığımıza göre; sokakta bulunan bazı tanınmış terzileri belirtmek isterim. Savile Row Numara 1’de yaklaşık olarak 250 sene önce kurulan ve askeriyenin terzisi olarak bilinen Gieves & Hawkes bulunuyor. Bunun haricinde; Henry Poole, Huntsman ve Norton & Sons bespoke markaları arasında en bilindik olanların başında geliyor. Henry Poole elbiselerini hala geleneksel bir şekilde yapıyor, kesimleri daha düz/klasik. Hardy Amies ve Richard James (kuruluş 1992) yukarıda ki markalara göre daha modern/çağdaş bir çizgiye sahip. Ayrıca, Richard James, Savile Row’un tarihi ile kıyas edildiğinde oldukça genç bir marka.

İngiliz ve İtalyan tarzlarının birlikte iyi bir uyum yakaladığına inananlardan biriyim. Krem rengi boğazlı kazak Napoli kökenli Luigi Borrelli ve gri flanel pantolon İtalyan Sartoria Rossi tarafından yapıldı.

Sartoria Rossi’nin mağazalarının büyük bir çoğunluğu İtalya geneline yayılmış, aynı zamanda Helsinki ve Moskova’da da birer mağazası var. Son olarak Londra’da yeni bir şube açtı. Şu an için şehirdeki tek Sartoria Rossi mağazası Mayfair’de bulunuyor. Bespoke elbise yapımı Sartoria Rossi’nin hizmet alanına girmiyor, sadece hazır giyim ve made-to-measure üzerine çalışıyor.

‘Made-to-measure’ bir çeşit özel dikim olmasına rağmen ‘bespoke’dan çok daha farklı. Siparişler numune kıyafetler üzerinden yapılıyor, ortak kalıpların üzerinden kumaşlar kesiliyor, sadece ölçüler değişiyor ve her şey makine ile dikiliyor. ‘Made-to-measure’ kıyafetlerde müşteri bazen her istediği tarzı (ceket yaka modeli veya pantolon pilisi gibi bazı başka detaylar…) sipariş edemiyor, seçenekler sınırlı kalabiliyor. Dİğer bir deyişle, müşteri kendi bedenine uygun elbiseyi giydiğinde (numune elbise), ölçüler onun üzerinden alınıyor ve sipariş ona göre yapılıyor, daha sonra ufak tefek ayarlamalar/düzeltmeler yapılıyor. ‘Made-to-measure’ ile ‘Bespoke’ kıyas edildiğinde, fiyatlar bespoke elbise siparişlerine göre daha uygun oluyor.

Savile Row çevresinde, Clifford Sokağı’nda Morris’s Espresso Bar isimli hoş ve küçük bir İtalyan restaurantı.